Sosyal Medya

Müşteri DM’lerinde Güven, İlk Yanıttan Önce Başlar

DM’de güven, hızdan önce net bir sonraki adımla kurulur.

20 Ekim 20262 dk

Bir kullanıcı markaya doğrudan mesaj gönderdiğinde iletişim herkese açık bir alandan daha kişisel bir alana geçer. Fiyat sorabilir, yaşadığı sorunu anlatabilir veya satın alma kararı için bilgi isteyebilir.

Marka açısından bu mesaj bir talep olarak görünebilir. Kullanıcı açısından ise kendisine nasıl davranılacağını sınadığı ilk temas olabilir.

Bu yüzden DM yönetimini yalnızca hızlı yanıt vermek üzerinden değerlendirmeyi eksik buluyorum. Hız önemli; fakat istenen bilginin gerekliliği, yanıtın açıklığı ve sonraki adımın anlaşılır olması da deneyimi belirliyor.

Örneğin bir otelin müsaitliğini soran kişiden konaklama tarihlerini ve kişi sayısını istemek anlaşılır bir adımdır. Henüz genel bilgi arayan birinden telefon numarası talep etmek ise ek bir açıklama gerektirebilir. Kullanıcı neden aranmaya ihtiyaç olduğunu ve bu bilgiyi paylaşmadan ne öğrenebileceğini bilmek ister.

Benzer şekilde, “İlgili birime ilettik” yanıtı kurum içinde bir işlemi tarif eder. Fakat kullanıcıya ne zaman, hangi kanaldan ve kim tarafından dönüş yapılacağını söylemez. İçeride süreç başlamış olsa bile dışarıdan bakıldığında belirsizlik devam eder.

İyi bir mesajlaşma deneyimi bu küçük boşlukları azaltır. Gereken bilgiyi ister, neden gerektiğini açıklar ve kullanıcıya sonraki adımı gösterir.

Bunun için yalnızca hazır yanıtlar oluşturmak yeterli olmayabilir. Hesabı yöneten kişilerin hangi soruyu cevaplayabileceği, hangi talebi kime aktaracağı ve hangi noktada başka bir iletişim kanalına geçileceği de net olmalı.

Platformun sunduğu gizlilik özellikleri ayrı bir sorumluluk alanıdır. Marka olarak kendi iletişimimizde hangi bilgileri istediğimizi ve bunlarla nasıl çalıştığımızı düşünmekten bizi muaf tutmaz.

Benim için güven veren bir DM deneyiminin ölçüsü şu: Kullanıcı konuşma sonunda ne olacağını biliyor mu?

Bazen iyi müşteri iletişimi, daha sıcak bir cümleden önce daha açık bir süreç gerektirir.

Bir projeniz varsa konuşalım →